dün sabah olan biten herşeyden bihaber bir şekilde güzel güzel uyurken telefonum çaldı. arayan edaydı. o beni dışarı davet etti ben onu eve. sonuçta ben kazandım ve eda bize geldi; hem de elinde koccaman bir adet pembe mango indirim torbasıyla! ne olduğunu idrak edemeyen bana da "mango'da %50 indirim başlamış" dedi. bu cümle normalde benim maksimum hızda üzerime bir şeyler giyinip 2 sokak yukarı depar atmam için yeterli bir cümledir ama devamını da gözardı etmemek lazım: "cehennem gibi kalabalık."
ne kadar kalabalık olabilir ki diyeceksiniz, dün öğleden sonra 3 civarı mango'da metrekarede 10 kadın vardı. saymadım ama biliyorum çünkü giriş kapısından deneme kabinlerine gitmem 15 dk dönmem ise yarım saat sürdü. ve tek yaptığım denesem mi acaba diye elime bi kazak alıp denememeye karar verip mağazadan çıkmaya çalışmaktı. yemin ediyorum şimdiye kadarki hiçbir indirimde bu kadar kalabalık görmedim mango'yu. "ilk gün diyedir" diye düşündüm ama bugün de öyleydi. kuyruk mağazanın içinde yılan gibi bir oraya bir buraya dönüyordu ve en azından 100 kişi vardı kuyrukta. gerçekten abartmıyorum görmeniz lazım.
işin komiği bu kuyrukta azımsanamayacak sayıda erkek bulunması. ellerinde onlarca elbiseyle kuyrukta bekleyen erkekler. tahmin ediyorum sevgilileri bu zavallı adamcıkları kuyruğa koyup "sen burda bekle" deyip, kendilerini mangoya salıyorlar. böylece hiç sırada beklemeden onlarca şey alabiliyorlar. aslında çok mantıklı ama gerçekten erkeklere çok yazık. herhalde olabilecek en kötü şey mango indirimindeki o mahşeri kadın kalabalığında saatler sonra gelecek bir sırada sevgiliyi beklemektir.
yine de hep söylerim, mango'ya girmeyi göze alan bir erkek sevgilisini hakikatten çok seven bir erkektir benim gözümde.
ya sas pedia!
-
müziği bırakıyorum açıklamasını yaparken uzun, yeni yıkanmış, sarı
yelelerine mi yoksa dev güneş gözlüklerine mi baksaydım karar veremediğim
törkiş ar...
10 years ago
No comments:
Post a Comment