Wednesday, January 9, 2008

Şok Haber! Kapıyı açık bıraktı diye müdürünü 42 yerinden bıçakladı!!

bir gün hatta bugün olabilir o bir gün, beni bu manşetin altında yer alan kocaman çirkin bir resimde görürseniz şaşırmayın. azzz sonra... müdürümü neden bıçakladım? belim neden tutuldu? hepsini ama hepsini sadece kaplumbaa çorbasında bulacaksınız!

9 gündür buradayım. arada 1 gün bile tatil yapmadım -ki buna 1 ocak da dahil. zaten sinirlerim bozuk ve ruhen yorgunum. bunun üstüne şimdi de çalışma şartlarımı açıklayıcı şu sahneyi anlatıciim daha iyi anliiiceksınız.

elimde 8 kiloluk bir laptop çantası, kolumda içini nasıl bu kadar doldurabildiğime her seferinde hiç de hayret etmediğim standart bavul gibi deri çantam, sırtımda artık kesinlikle yün olmadığına kanaat getirdiğim kabanım, mutlaka her gün boynumdaki atkım ve en kalın kazaklarımdan biriyle ben 20 mt yüksekliğinde tavanı olan -9 derecedeki ambara girmek üzereyim. saat 9 ya da 10 çünkü sabahın 8'inde işe gelmeme rağmen 2 saat networke bağlanıp bir masaya oturabileceğim tek yer olan ambarlara gelmek yerine bir ofis odasında bekliyorum.

ve ambardaki odaya geldim. ardı ardına sigara yakan mrs. X, bana günaydın dedi. güzel. kendisi pencere önündeki ısıtıcının hemen yanındaki masasında pek mutlu arada camı bile açıyor odanın leş gibi sigara kokmasını engellediğini düşünerek. hadi eyvallah dedik diyelim. kadıncağız rahatsız oluyor fosur fosur içtiği sigaralardan.

ama bilmediği bir şey var, kendisini arkasındaki kocaman ısıtıcıdan dolayı etkilemeyen bir şey.. bu odaya her 3dk'da bir bana bir şey sormaya gelen insanlar var. ve bu müdürler ve şefler asla ama asla kapanması zor olan ve benim hemen yanında oturduğum kapıyı kapatmıyorlar.

işte şimdi olay gözünüzde daha iyi canlandı değil mi? böbreklerimin 2 gündür ağrımasının sebebine geldik. 20 mt tavan yüksekliği olan ve kocaman hangar kapısı her daim açık olan 1 km2 lik bu ambarın içinin tüm soğuğu anafor gibi benim belime doluyor.. çok özenli bir nokta atışıyla hem de. her 3dk'da bir gelen adamların arkasından yerimden kalkıp kapıyı kapatıyorum. her seferinde... ama çat bir daha, bir daha ve milyonlarca kere sonsuza kadar aynen böyle açılıyor bu kapı ve asla kapanmıyor. asla asla asla!

nevrotik oldum yemin ederim. üşüyorum. paltom üstümde. atkımı belime sardım. en kalın kazağımı her gün giymekten tüylendi artık. annem görse gözleri yaşarırdı içime atlet giyiyorum. ama anasını sattığımın kapısını kimse kapatmadığından bir halta yaramıyor bu önlemlerim. diyalize girmek zorunda kalırsam şayet bir gün, yemin ederim bu alzheimer kafalı ben, fil kesilip her birinin isimlerini teker teker hatırlamazsam...

ama o zamanı bekleyemeyebilirim. yarın birini bıçaklayabilirim burda. ya da bıçaklamam da koskoca ambarın karanlık ücra bir köşesinden en üst raftaki 1 tonluk metal levhayı atıverebilirim kafalarına. herkül kesilirim inanmazsınız.

söyleyin ayaklarını denk alsınlar, ben delirdim.

4 comments:

erdemo said...

bi kağıda "kapıyı kapatın!" yazıp kapıya yapıştırsan belki olay çözülür gibi bi hisse kapıldım ben sanki. denedin mi? :)

kip said...

burası onların mekanı. yaparsam bu sefer kafama ben yerim 2 mt uzunluğundaki çubukları

Wuthering said...

yaf kip ne boktan olmus bu durum boyle.. ee peki bari isinabilmen icin bir seyler bulsalar sana? olmaz ki boyle..

kip said...

bugün her girene kapıyı kapatır mıısnız hastayım , hata oluyorum , üşüdüm gibi şeyler söylediğimden akıllandılar daha biraz.
ben hala hastayım o ayrı. 15 gün oldu ama yani napalım. takdir-i ilahi, kader kısmet böyle şeyler =P