Saturday, February 7, 2009

quest

haftasonundan haftasonuna.. bugünkü hedefimiz çarşamba günü yediğim "biz burda gömlek giyiyoruz" ayarından sonra kendime bin tane gömlek almak! bir kaç gündür eski ve üstüme artık olmayan kumaş pantolonlarını daraltmakla uğraşıyorum. pek sevgili terzim nezihe hanım sağolsun, çarşamba götürdüklerimin arasından kayda değer 6 tanesini perşembe günü bitirip teslim ederek bana çok büyük yardım etti. bir kaç tane de eski gömlek götürdüm tadilata. onlar da çıksın, dolabım biraz daha iş kıyafeti tüzüğüne uygun hale gelecek. bugün de ucuzlarından 3-5 beyaz gömlek kapsam yeni müşterimin ayarına kallavi bir sağ kroşeyle karşılık vermiş kadar şampiyon hissedebilirim kendimi. nakavta daha var. işin sonuna doğru "bir zamanlar sen tshirt giyiyorsun ama burda gömlek giyeriz biz zavallı kız dediğiniz casual (but smart) bir danışman vardı, artık büyüdü kocaman bir iş gardrobu oldu niohahah" demeyi planlıyorum. ya da işin son günü pijama giyerek gidip kendi nezdimde intikamımı alırım. kim bilir.

sumunun evi bana emanet. kave'yi gidip mıncırdım dün gece. nasıl ilgiye muhtaç kalmış. sumu varken yüzüme bakmayan, kaçmak için 40 takla atan o kedi gitmiş, sevgiye susamış insancıl bir şeye dönüşüvermiş. oyunlar oynadık, top attım getirmedi; olsun kedi bu kedi dedim, getirmesi gerekmiyor. yerlerde süründüm onunla, kediyle kedi oldum, her yanım da tüyü oldu tabi ama olsun varsın. teyzecim diyorum kaviş, gel buraya kızım, gelmiyor tabii ki, ama kafasını çevirip bana bakıyor böyle tatlı tatlı. canıııımm.. annesi hep gitsin arada bana bıraksın da hasret giderelim kavemle.

bunun dışında.. hayat normal seyrinde. yeni müşterimin canımı sıkma potansiyeline karşı kendimi psikolojik olarak soğuk savaşa alıştırmaya çalışıyorum. ben diğerleri gibi kaçmayacağım! sonuna kadar savaşıp o adamın içindeki iyi insanı dışarı çıkartmayı hedefliyorum. kendi müdürüme kankam gibi laubali konuşup, şakalar yapabiliyorsam ("valla taksiye binmem gerekiyor ne yalan söyliyeyim en azından siz bana 13'' en yenilerinden minik bir laptop verinceye kadar eheheh" ya da "ekstra ödenek isteyebilirim her an burda gayet resmi giyiniyorlarmış alışverişe çıkmam lazım" diye diye) bu adamı da kafa kola alırım zamanla. belki kim bilir. uzak zaman ütopyası, karma anlayışımla desteklenirse gerçekleşebilir miydi? zaman gösterecek.

o zaman yeniden yazarım. görüşürüz ahali!

3 comments:

Fery... said...

konuşmuyorum seninle konuşuyor olsaydım yazına süper yorumlar yapacaktım ama sen bilmmekaçıncı kez yine ve yeniden doğumgünüme gelmedin :( hıh...

Herbert said...

alışıyo insan zamanla. ben snopy t-shirtlerimle bilinirdim, şimdi kravatsız bi tuhaf oluyorum.

kip said...

haftasonu öküz gibi alışveriş yaptığım için egale etmiş olabilirim bu sorunumu.