insanın hayatında böyle heyecanlar bulması çok zevkli oluyor. kafayı işten uzaklaştırıp sabah 10da başlayıp 16.00 da biten kabus gibi sunum/toplantının orta yerinde sıkıldığında aklına gelip hayallere dalacağı bir nokta oluyor. kurtuluş gibi. karayiplerde beni bekleyen sadece benim olan minik bir ıssız ada gibi. düşüncelerimi gönderiyorum oraya, sonra müşteri lak lak etmiş, zilyon tane alakasız soru sormuş, tongaya getirmeye çalışmış, 6 saatte 1 saat yemek molası dışında hiç ara verilmeyip gizli gizli tuvalete, ya da su içmeye kaçılmış hepsini unutturuyor, bir anlığına da olsa. üstelik işin garibi kendi kendime bir anda aklıma gelen bir fikirden dolayı gelişmiş olması bütün bu konsere hamburga gitme planlarının.
(kendi kendine düşünme balonu)
- şehir efsanesi vardı bir tane, L. Cohen istanbul'a konsere gelecek diye, n'oldu acaba o?
gir fitifiti ekşisözlükten bak ki yalan olmuş. tabii ki gelmiyormuş. gir leonardcohen.com a St. Cohen'in turnelerine bak, günleri çıkar, sonra seda desin ki "bayrama denk geliyo kızım 4 ekim", aman da amaaan heyecanlan, gelir misin diye sor gelmesini istediklerine, gelemesinler, yılma ama hatta uçak bileti rezerve et. ozanla detayları konuş. bak sen.
inanılmaz gaz modumdayım, inanılmaz gitmek istiyorum.
umarım son dakika golü şirket o hafta çalışıyoruz demez.
"fakyu" derim o zaman, "ben planımı yaptım, ruhuma ilaç buldum, gidiyorum!"
tabi bir de vize durumları var ki, iş için almanya üzerinden aldığı schengen'i eylül başında biten biri olarak "hayırdır almanyadan vize alıp hiç girmemişsin bu 6 ayda sınırlarımızdan içeri şimdi yeniden istiyorsun, yok sana vize" diyecekler diye çok korkuyorum.
hem korkuyorum hem heyecanlanıyorum günlük, anlıyor musun? böyle de multifonksiyonel bir insanım ben.
(kendi kendine düşünme balonu)
- şehir efsanesi vardı bir tane, L. Cohen istanbul'a konsere gelecek diye, n'oldu acaba o?
gir fitifiti ekşisözlükten bak ki yalan olmuş. tabii ki gelmiyormuş. gir leonardcohen.com a St. Cohen'in turnelerine bak, günleri çıkar, sonra seda desin ki "bayrama denk geliyo kızım 4 ekim", aman da amaaan heyecanlan, gelir misin diye sor gelmesini istediklerine, gelemesinler, yılma ama hatta uçak bileti rezerve et. ozanla detayları konuş. bak sen.
inanılmaz gaz modumdayım, inanılmaz gitmek istiyorum.
umarım son dakika golü şirket o hafta çalışıyoruz demez.
"fakyu" derim o zaman, "ben planımı yaptım, ruhuma ilaç buldum, gidiyorum!"
tabi bir de vize durumları var ki, iş için almanya üzerinden aldığı schengen'i eylül başında biten biri olarak "hayırdır almanyadan vize alıp hiç girmemişsin bu 6 ayda sınırlarımızdan içeri şimdi yeniden istiyorsun, yok sana vize" diyecekler diye çok korkuyorum.
hem korkuyorum hem heyecanlanıyorum günlük, anlıyor musun? böyle de multifonksiyonel bir insanım ben.
7 comments:
toprağa çıplak ayak falan bas biraz bence. bu gidiş gidiş değil
kızımm ozanın yanına gitmeye karar verdiğim gün ben de aynı şeyleri hissetmiştimmm:))
peşini bırakma bu olayın bak..
ya ben bu popup penceresini süper bir yorum yapmak için açtım ama sonra klavyenin üstüne uyumuşum, beş dakika sonra hmmffss diyerek uyandığımda her şeyi tamamen unutmuştum. özür dilerim. iyi geceler.
herb: elektrikim yok benim, nedenkine?
denz: ya evet di mi dün annemle konuştum git kızım gez kızım dedi verdi gazı! allah be!
silg: bekleme yapma bacım zaten blog yazmıyorsun, balkondan da kovdurttun bizi.. sana olan inancım ayaklar altında paspas oldu.
allah aşkına asaçmalama yase ne çalışması ya, ben de planımı yaptım gidiyorum bayramda..
kurbanda çalışıyor olacağımızın farkındasın değil mi? 1. günü off olabilir ama sonrası kesinlikle tatil olmayacak..
allah mıyım ben bee. ne inancı, deli mi nedir.
Post a Comment