tdk der ki:
1. Havada bulunan su buharı.
2. Hafif ıslaklık, rutubet.
az çok biliyoruz nemin azının karar çoğunun zarar olduğunu. deniz kenarı sıcak memleketlerde nefes almayı zorlaştırıp, havada yüzüyormuş gibi hissetmenize, teninizin hep ıslak yapış yapış olmasına yol açtığını. peki ben bunca senedir bilmediğim bir şey daha öğrendim nemle ilgili.
buyrun kısa hikayemize bir göz atalım:
bildiğiniz üzre, aylardır deniz kenarındaki endüstriyel bir karadeniz beldesindeyim. iş yapmaya geldiğim yeri ve mekanı sevmiyorum, işte verilen yemeklerden tiksiniyorum vs; bu bir gerçek. ama sonunda herşeye alışılabilindiği gibi ben de buraya sevmeyerek de olsa alıştım ve bir rutin oluşturdum. her iş çıkışı yemeğimi yedikten sonra bir iki saat diğer insanlarla muhabbet edip odama çekiliyorum, biraz tv ya da dizi sonrası en geç 01.00'da uyumuş oluyorum. 8 e doğru da kalkıyorum ve genelde 7,5-8 saat uyumuş bir insan olarak dinç bir şekilde kalkmayı bekliyorum yataktan. hem uyku problemimi de aştım artık bölük pörçük uyuyup uyanmalar bitti. ama hayır. her sabah sürünerek uyanıyor, bu akşam 10 da uyuyacağım diye kendimi kandırıyorum. uyku asla yetmiyor. iş yerine gelirken serviste oturduğum 10-15 dk'dan faydalanmaya, gözlerimi dinlendirmeye çalışıyorum ama nafile. ne yaparsam yapayım her zaman yorgun ve uykusuzum. bugün çok uykum olduğundan dert yanarken burada çalışan insanlar bana herkesin aynı şekilde olduğunu ve bunun havadaki nemden kaynaklandığını söylediler. nemden dolayı nefes alamayıp uyurken yeteri kadar dinlenemiyormuşuz. tam olarak tıbbi açıklamasını bilmiyorum ama bu şekilde.
sonuçta huzursuzluğumun, mutsuzluğumun, per perişan halimin, her bir şeyin, bütün bunların sebebi nemmiş arkadaşlar. nem olmasa çok süper bir işim muhteşem bir hayatım varmış benim burada. öyle dediler.
kötü kadın çocuğu nem!!!
1. Havada bulunan su buharı.
2. Hafif ıslaklık, rutubet.
az çok biliyoruz nemin azının karar çoğunun zarar olduğunu. deniz kenarı sıcak memleketlerde nefes almayı zorlaştırıp, havada yüzüyormuş gibi hissetmenize, teninizin hep ıslak yapış yapış olmasına yol açtığını. peki ben bunca senedir bilmediğim bir şey daha öğrendim nemle ilgili.
buyrun kısa hikayemize bir göz atalım:
bildiğiniz üzre, aylardır deniz kenarındaki endüstriyel bir karadeniz beldesindeyim. iş yapmaya geldiğim yeri ve mekanı sevmiyorum, işte verilen yemeklerden tiksiniyorum vs; bu bir gerçek. ama sonunda herşeye alışılabilindiği gibi ben de buraya sevmeyerek de olsa alıştım ve bir rutin oluşturdum. her iş çıkışı yemeğimi yedikten sonra bir iki saat diğer insanlarla muhabbet edip odama çekiliyorum, biraz tv ya da dizi sonrası en geç 01.00'da uyumuş oluyorum. 8 e doğru da kalkıyorum ve genelde 7,5-8 saat uyumuş bir insan olarak dinç bir şekilde kalkmayı bekliyorum yataktan. hem uyku problemimi de aştım artık bölük pörçük uyuyup uyanmalar bitti. ama hayır. her sabah sürünerek uyanıyor, bu akşam 10 da uyuyacağım diye kendimi kandırıyorum. uyku asla yetmiyor. iş yerine gelirken serviste oturduğum 10-15 dk'dan faydalanmaya, gözlerimi dinlendirmeye çalışıyorum ama nafile. ne yaparsam yapayım her zaman yorgun ve uykusuzum. bugün çok uykum olduğundan dert yanarken burada çalışan insanlar bana herkesin aynı şekilde olduğunu ve bunun havadaki nemden kaynaklandığını söylediler. nemden dolayı nefes alamayıp uyurken yeteri kadar dinlenemiyormuşuz. tam olarak tıbbi açıklamasını bilmiyorum ama bu şekilde.
sonuçta huzursuzluğumun, mutsuzluğumun, per perişan halimin, her bir şeyin, bütün bunların sebebi nemmiş arkadaşlar. nem olmasa çok süper bir işim muhteşem bir hayatım varmış benim burada. öyle dediler.
kötü kadın çocuğu nem!!!
6 comments:
vay be bir nem nelere kadirmis.. ben de yeni ogrendim.. demek ki benim de huzursuz bunyem ve yarasa kisiligim nemli topraklardan geliyor olmamla ilgiliymis.. hmm.. ilginc.. :)
zonguldak mı orası, ben de bi müddet kalmıştım, tam bir kabıs
afişe etmiyoruz yaptığımız işi, bulunduğumuz şirketi ama evet zonguldak. =)
ordaki otelin (afişe etmiyoruz ama orda kalıyosundur heralde) ıslak sopayla dövülesi bi resepsyonisti vardı. o nemde o kadını tırnak makasıyla lime lime doğrayasım gelirdi. galatalı diye bi lokanta vardı ufacık, mutlaka git.
yok burası zonguldak merkez değil. hatta bayağı uzağında.. ama öğrendim galatalı güzel ev yemekleri yapan bir yermiş. belki 6 ay sonra fln burada çok bayarsak 1 saat zonguldak yolları teperiz.
ben de bizim burdaki garsonlara taktım. o kadar beceriksizler ki optimizasyon çalışması yapsan aylar sürer.
Post a Comment